Meşrutiyet Mahallesi, Meşrutiyet Cd. No:12/17 Çankaya/Ankara

Proloterapi Nedir SSS Soruları

Proloterapi zayıflamış, aşınmış, yıpranmış, hasarlanmış, gevşemiş ve gücünü kaybetmiş tendon, ligament ve eklemlere proliferatif (hücre ve doku yenileyici) ve irritan (tahriş edici) olan solüsyonların (dekstroz veya mannitol; her ikisi de doğal şekerden elde edilmiştir, lidokain-lokal anestetik) enjeksiyonu ile bu dokularda proliferasyon (yenilenme, çoğalma) oluşturarak bu dokuların yenilenmesini ve eski gücüne kavuşmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir. Enjekte edilen proliferatif solüsyonlar eklemde, tendonların kaslarla birleşme yerlerinde, tendonların ve ligamentlerin kemiklere yapışma yerlerinde enflamasyon (yangı) oluşturarak bu dokuların yenilenmesini ve güçlenmesini sağlar. Bu yangısal (enflamatuar, iltihabi) süreç vücudun iyileştirici mekanizmalarını harekete geçirir. Tendon, ligament ve kıkırdaklarda yenilenme meydana gelir. Bunu takiben eklem, tendon, ligament ve kas ağrıları tedavi edilir.

Proloterapi (prolotherapy) 1940‘lı yıllarda Amerikalı doktor Dr George S. Hackett tarafından bulunmuş, daha sonra Dr Hackett ve Dr Hemwall tarafından geliştirilip ilerletilmiş bir tedavi yöntemidir. Yaklaşık 50-60 yıldır başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde başarıyla uygulanan ve yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ülkemizdeki geçmişi 7-8 yıldır.

Proloterapi Kullanım Alanları

Eklem gevşeklikleri ve güç kaybı (laksite) Tendinit ve ligamentit (Tendon ve ligamentlerde iyileşmeyen kronik ağrılar) Bursit (eklem ve tendonların kayganlığını sağlayan sıvı üreten organlarda inflamasyon) Artroz (eklem kireçlenmeleri, aşınma ve eskimeler) Kas ve tendonların tekrarlayan şişmeler ve ağrılar sonucu işlev yapamadıkları rahatsızlıklar Baş ağrıları Bel ağrıları( fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası) Boyun ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası) Sırt ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası) Omurgada, göğüs kafesinde ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligament ağrıları Topuk dikeni ve plantar fasiit Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen ağrılar Koksigodinia (Kuyruk sokumu ağrısı) Skolyoz (skolyozda bilinenin aksine ligament inbalansı çok önemli bir sebeptir) Osteitis pubis Diz ağrıları (kondromalazi, kireçlenme, menisküs, ligament hasarı) Tenisçi ve golfçü dirseği (epikondilit) Morton nöroması  Spondilolistezis (bel kayması) Karpal Tünel Sendromu  Avasküler nekrozlar (kemik dokusunun yetersiz kanlanması nedeniyle nekroze olması) Donuk omuz İmpingement sendromu

Kaç seans yapılacağını hastanın ve hastalığının durumu belirler ve birçok faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, hasarın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik sendrom, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme süresini uzatır. Çoğu hasta için 4-6 seans yeterlidir, bazı hastalar 1-2 seansta anlamlı düzelmeler gösterirken bazı hastalarda sonuç almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir.

Enjeksiyonlar 3-4 haftada bir yapılmaktadır. Fakat doktorunuz tedavinin seyrine göre bu süreyi 2 haftaya kadar kısaltabilir ya da 6-8 haftaya kadar uzatabilir. Seans süresi enjeksiyon yapılacak alanın büyüklüğüyle doğru orantılı olarak artar. Örneğin bel proloterapisiyle dirsek proloterapisi aynı sürede yapılmamaktadır. Her bir senslık uygulama süresi 30-40 dk sürebilir. Bu sürenin sadece küçük bir kısmında enjeksiyonlar yapılır, geri kalan süre enjeksiyon yapılacak yerlerin cerrahi kalemle işaretlenmesi ve enjeksiyondan sonra proloterapinin etkinliğini artırmak için uygulanan sıcak tatbik etme işlemi için kullanılır.

Hastaların  enjeksiyonlar  sırasında  hissettikleri ağrı  hastanın  tamamen  ağrı  eşiğiyle  alakalıdır. Enjeksiyonların  ağrısından  dolayı  tedaviyi  yarım  bırakan  hasta  çok  nadir  olmaktadır. Zaten enjeksiyonlardan  korkan  bu  gibi  hastalarda da tedaviyi  sürdürmek  doğru  değildir. Hastalarımızın  hemen  hemen  tamamı  tedaviyi  iyi  tolere  eder, tedavi  protokollerine  uyar  ve  tedavisini  tamamlar.

Proloterapiden  sonra  imkanınız  varsa  ilk  3 gün  dinlenin. Böyle  bir  imkanınız  yoksa  kendinizi  zorlamadan  günlük  işlerinize  devam  edebilirsiniz. Enjeksiyonlardan  sonra  tedavi  yapılan  bölgeye  ilk  3  gün  3-4  saatte  bir  15-20  dakika  sıcak  su  torbalarıyla  sıcak  uygulama  yapmanız  tedaviden  göreceğiniz  faydayı  artıracaktır. Sıcaklık  derecesi  yüksek  olmalıdır  fakat  cildinizi  yakmamaya da  dikkat  etmelisiniz. (bu uygulamayı  eczanelerden  alacağınız  termoforu  bir  havluya  sararak  yapabilirsiniz)

Sıkıntılı olan ekleminizden (bel, boyun, diz, kalça, omuz vs.) daha önce geçirmiş olduğunuz ameliyat ya da ameliyatlar genelde proloterapi yapılmasına engel değildir. Bu hastaların da büyük kısmı tedaviden fayda görmektedir. Daha önce geçirilmiş cerrahi müdahaleler seans sayısını artırabilir.

Proloterapide kesinlikle KORTİZON kullanılmaz. Geçmişte sodyum moruat, fenol, hipertonik salin gibi solüsyonlar kullanılmıştır. Günümüzde hipertonik dextroz ya da mannitol solüsyonları (doğal şekerden elde edilen değişik yoğunluktaki sıvılar) kullanılmaktadır. Bu solüsyonlar kullanılırken hem ağrı şiddetini azaltmak hem de proliferatif etkinliği artırmak için bir miktar lokal anestetikle karıştırılmalıdır.

Hasta sabırlı olup doktorunun da tavsiyelerine uyduğu takdirde başarı oranı %70-80 dir. Bu başarı oranı bel fıtığı, diz kireçlenmesi vs. gibi kronik, tedavisi zor ve ağır hastalıklar göz önüne alındığında oldukça iyi sayılır.